|
Tweet |
“BİAT ETMEDİM HAKSIZ GÖRDÜĞÜMÜ AÇIKÇA SÖYLEDİM”
Seçkin Aktürk, AK Parti’de görev yaptığı dönemde milletvekili veya bürokrat ayrımı yapmaksızın eleştirilerini doğrudan dile getirdiğini belirterek, bunun parti içindeki görevlendirmelere de yansıdığını savundu.
Aktürk, “12 yıl boyunca AK Parti’de fiilen siyaset yaptım. Son beş yılım parti içi muhalefetle geçti. Yanlış gördüğüm konuları kimin karşısında olduğuma bakmadan açıkça söyledim. Biat etmediğim ve haksızlıklar karşısında susturulmayı kabul etmediğim için birçok görevlendirmede geri planda bırakıldığımı düşünüyorum. İstifa edene kadar da bu tavrımdan ödün vermedim.” ifadelerini kullandı.
“VEKİLLİK KİŞİSEL TİCARETİ BÜYÜTMENİN ARACI OLMAMALI”
Bazı milletvekillerinin uzun yıllar siyasette kalmasına rağmen milletin sorunlarından çok kendi ekonomik ilişkileriyle gündeme geldiğini savunan Aktürk, seçilmiş görevlerin kişisel ticari menfaatler için kullanıldığı yönündeki iddiaların araştırılması gerektiğini belirtti.
Aktürk, “Milletvekilliği, milletin hakkını savunmak için yapılır. Siyasi makamlar kişisel ticareti yönlendirmek veya serveti büyütmek için kullanılmamalıdır. Kamuoyuna yansıyan her ciddi iddia, kim hakkında olursa olsun aynı hassasiyetle incelenmelidir.” şeklinde konuştu.
“FATMA BETÜL SAYAN KAYA İLE SINIRLI BİR İNCELEME YETERLİ OLMAZ”
Fatma Betül Sayan Kaya hakkında kamuoyuna yansıyan mali iddialara da değinen Aktürk, tartışmanın yalnızca tek bir isim üzerinden yürütülmemesi gerektiğini savundu.
Aktürk, “Fatma Betül Sayan Kaya hakkında gündeme gelen iddialar araştırılmalıdır ancak mesele yalnızca bir kişiyle sınırlandırılmamalıdır. Siyaseti ve ticareti iç içe yürüten başka isimler olup olmadığı da şeffaf biçimde ortaya çıkarılmalıdır. Kimsenin peşinen suçlu ilan edilmesini istemiyoruz; istediğimiz şey aynı denetim ölçüsünün herkes için uygulanmasıdır.” ifadelerini kullandı.
“MAL VARLIĞI ARTIŞLARI ŞEFFAF BİÇİMDE İNCELENMELİ”
Milletvekilleri ve üst düzey siyasetçilerin görev öncesi ve görev süresindeki mal varlıklarının karşılaştırılabileceği daha şeffaf bir sistem kurulması gerektiğini belirten Aktürk, “Siyasete girilen ilk günden itibaren mal varlığındaki artışlar, ticari faaliyetler ve elde edilen gelirler şeffaf biçimde incelenebilmelidir. Millet adına görev yapan herkes hesap verebilir olmalıdır. Siyasete duyulan güveni yeniden tesis etmenin yolu da buradan geçer.” ifadelerini kullandı.