|
Tweet |
“Ölçümüz Kur’an ve Sünnet, Gayemiz ise Allah’ın Rızası Olmalıdır”
Konferansta konuşan Prof. Dr. Nurettin Turgay, insan davranışlarında temel ölçünün Kur’an ve sünnet olması gerektiğini belirterek, ahlâk ve edebin bu iki kaynağın hayatın merkezine alınmasıyla anlam kazandığını ifade etti.
İnsanın aklını Kur’an ve sünnet doğrultusunda kullandığında Allah katında yüceldiğini, nefsani arzuların peşinden gitmesi durumunda ise alçaldığını belirten Turgay, günümüzde dinin Kur’an merkezli kaynaklar yerine farklı kaynaklardan öğrenilmeye çalışıldığını söyledi.
Menfaat anlayışının öne çıktığını ifade eden Turgay, İslam’da tüm davranışların Allah rızasını kazanma amacıyla gerçekleştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Ölçümüz Kur’an ve sünnet, gayemiz ise Allah’ın rızası olmalıdır” dedi.
“Ferdin Mutluluğu, Toplumun Mutluluğuna Bağlıdır”
Konferansın konuşmacısı Fizik Yüksek Mühendisi, mutasavvıf-yazar Dr. Abdulcabbar Boran ise Kur’an-ı Kerim’in hayatın teorisini ortaya koyduğunu, ancak esas olanın bu kaidelerin günlük hayata aktarılması ve yaşanması olduğunu ifade etti.
Emirleri yerine getirmenin Allah’a bir fayda sağlamayacağını, yasakları işlemenin de Allah’a bir zarar veremeyeceğini belirten Boran, Allah’ın emir ve yasaklarının sadece insanın mutluluğu için gönderildiğini ve insanlığın yaratılış gayesinin Allah’a kulluk etmek olduğunu belirtti.
“İslam Âleminin Bu Noktada Olmasının Sebebi Kur’an’ı Unutmasıdır”
Kur’an’ın yaşanmamasının en temel sorun olduğunu ifade eden Boran, günümüzde yaşanan ahlâki yozlaşmanın temelinde Kur’an’ın unutulmasının yattığını belirterek, insanın Allah’a yönelmesi ve O’na sığınması gerektiğini vurguladı.
Bireysel mutluluğun toplumun mutluluğundan bağımsız düşünülemeyeceğini vurgulayan Boran, insanın mutluluğunun önündeki en büyük iki engelin şeytan ve nefs olduğunu ifade etti.
Kur’an’da 12 ayet ve 7 hadis-i şerifte Allah’a ulaşmayı dilemek suretiyle şeytandan uzaklaşmanın emredildiğini hatırlatan Boran, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Allah’a ulaşmayı dilemek ve Allah’ın gösterdiği mürşide tâbiiyet ve zikir, dinin temelidir. Bu temel varsa din yaşanır. Bu temel yoksa din yaşanmaz.”
“Kur’an’ın Her Kelimesi Evrenseldir”
Kur’an’ın her kelimesinin evrensel bir mesaj taşıdığını dile getiren Boran, Allahu Teâlâ’nın her dönemde insanlara Kur’an’ın ruhunu açıklamak ve öğretmek üzere mürşidler gönderdiğini söyledi.
İnsanoğlunun hayatındaki iki temel ihtiyacın eğitim ve güvenlik olduğunu belirten Boran, “Eğitim Kur’an’ı öğrenmekle, güvenlik ise Allah’a sığınmakla sağlanır” dedi.
Boran, “Allah’a ulaşmayı dileyerek Allah’a sığınılır; Kur’an’ın ruhunu bilen hikmet sahibi âlimden Kur’an öğrenilerek güvenliğe ulaşılır” ifadelerini kullandı.
“Sünnet, Kur’an’ın Yaşanmasıdır”
Hz. Muhammed’in (SAV) insanları mutluluğa ulaştırmak amacıyla kendisine vahyedilen ayetleri tebliğ ederek yola çıktığını belirten Boran, Bakara Suresi’nin 151. ayetinde resullerin görevlerine işaret edildiğini hatırlattı.
Kur’an ve sünnetin doğru anlaşılması için sahabenin Hz. Peygamber ile olan ilişkisinin örnek alınması gerektiğini ifade eden Boran, Kur’an’ın Arapça olarak indirilmesine rağmen Hz. Peygamber’in (SAV) vahyi sahabeye okuyup açıkladığını söyledi.
Sahabenin 23 yıllık süreçte bu öğretileri yaşayarak örnek bir topluma dönüştüğünü belirten Boran, aynı hedefe günümüz insanının da ulaşabileceğini ifade etti.
“Gördüğü Kardeşini Sevmeyen, Görmediği Allah’ı Sevemez”
Davranış biçimlerinin önemine dikkat çeken Boran, her insanın söz ve davranışlarının kayıt altına alındığını ve Allah’ın katında derecat sistemiyle değerlendirildiğini söyledi.
“İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız” hadisini hatırlatan Boran, “herkesin birbirini sevdiği toplum, mutlu bir toplumdur” diyerek toplumsal huzurun Allah sevgisi ve insan sevgisiyle mümkün olacağını da ifade etti.
Konferans, katılımcıların sorularının konuşmacılar tarafından cevaplandırılmasının ardından iyi dilek ve temennilerle sona erdi.