|
Tweet |
VATANDAŞ RAKAMLARA DEĞİL PAZAR ÇANTASINA BAKIYOR
Dar ve sabit gelirli vatandaşların gıda, barınma, enerji ve ulaşım gibi temel harcamalarındaki yükün hafifletilmesi gerektiğini belirten Danışmaz şunları söyledi:
“Ekonomide açıklanan her olumlu göstergenin gerçek karşılığı vatandaşımızın günlük hayatında görülmelidir. İnsanımız markete girdiğinde, pazara çıktığında, elektrik ve doğalgaz faturasını ödediğinde veya ev kirasını karşıladığında rahatlamayı hissetmiyorsa yapılması gereken daha çok iş var demektir. Milletimiz istatistiklerde değil, mutfağında ve cebinde iyileşme görmek istiyor.”
EMEKLİ BİR ÖMÜRLÜK EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALMALI
Emeklilerin ekonomik koşullarının özellikle ele alınması gerektiğini vurgulayan Danışmaz, uzun yıllar çalışarak ülkenin kalkınmasına katkı sağlayan vatandaşların emeklilik döneminde temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmaması gerektiğini ifade etti.
Danışmaz, “Emeklilik insanımızın yıllarca çalıştıktan sonra huzur içerisinde yaşayacağı dönem olmalıdır. Emeklimizin kirasını mı ödeyeceğini, mutfak masrafını mı karşılayacağını, ilacını mı alacağını düşünmek zorunda kaldığı bir tabloyu normalleştiremeyiz. Emeklilerimizin gelirleri hayatın gerçek maliyetleri dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Sosyal devlet anlayışının en önemli ölçülerinden biri, ömrünü çalışarak geçiren vatandaşına nasıl bir hayat sunduğudur.” dedi.
DAR GELİRLİNİN YÜKÜ HAFİFLETİLMELİ
Hayat pahalılığıyla mücadelenin yalnızca ücret artışları üzerinden yürütülemeyeceğini belirten Danışmaz, temel tüketim ürünlerindeki fiyatların, konut ve kira maliyetlerinin ve vatandaşın zorunlu harcamalarının da bütüncül şekilde ele alınması gerektiğini söyledi.
Danışmaz, “Bir taraftan gelirleri artırırken diğer taraftan fiyat artışlarını kalıcı biçimde kontrol altına almak zorundayız. Üreten çiftçiyi, küçük esnafı ve sanayiciyi destekleyen; üretimi artıran, aracılık maliyetlerini azaltan ve tüketiciyi koruyan bir ekonomik düzen güçlendirilmelidir. Dar gelirli vatandaşımızın omuzlarına daha fazla yük bindirmek yerine, yükünü hafifletecek politikalar hayata geçirilmelidir.” ifadelerini kullandı.
SOSYAL ADALET EKONOMİNİN MERKEZİNDE OLMALI
Türkiye’nin ekonomik büyümesinden toplumun bütün kesimlerinin pay almasının önemine dikkat çeken Danışmaz, gelir dağılımındaki adaletin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Danışmaz, “Biz güçlü Türkiye hedefini yalnızca büyük ekonomik rakamlarla tarif etmiyoruz. Güçlü Türkiye; emeklisinin huzurla yaşadığı, işçisinin emeğinin karşılığını aldığı, esnafının kepengini umutla açtığı ve hiçbir ailenin temel ihtiyaçları konusunda çaresiz kalmadığı Türkiye’dir. Ekonomide atılacak her adımda insanımızın refahını merkeze koymalıyız. Milletimizin alın terinin değer kazandığı, gelir dağılımında adaletin güçlendiği ve hayat pahalılığının vatandaşımızın gündeminden çıktığı bir ekonomik yapı için kararlılıkla çalışmalıyız.” ifadelerini kullandı.