|
Tweet |
SORUN ÇÖZÜMSÜZLÜK DEĞİL
Vatandaşın yaşadığı geçim sıkıntısının yalnızca ekonomik göstergeler üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Beran, gençlerin gelecek kaygısından çiftçinin üretim sorunlarına kadar geniş bir alanda yeni bir anlayışa ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Beran şunları söyledi:
“Vatandaş geçim derdindeyse, gençler geleceğini başka ülkelerde arıyorsa, emeklimiz yıllarca verdiği emeğin ardından insanca yaşamak için mücadele ediyorsa, çiftçimiz toprağını ekmekten vazgeçme noktasına geliyorsa yalnızca rakamları konuşamayız. Bu ülkenin sorunu çözümsüzlük değil, yanlış tercihlerdir.”
ÜRETİM YENİDEN MERKEZE ALINMALI
Türkiye’nin kalıcı ekonomik güce ancak üretimle ulaşabileceğini belirten Beran, çiftçiden esnafa, KOBİ’den sanayiciye kadar üretimin bütün unsurlarının desteklenmesi gerektiğini söyledi.
“Bir ülke ancak ürettiği kadar güçlüdür. Çiftçimiz üretecek, sanayicimiz yatırım yapacak, esnafımız yarınını görebilecek. Gençlerimiz kendi ülkesinde çalışabilecek ve gelecek kurabilecek. Günü kurtaran politikalar yerine uzun vadeli, bilimsel ve sürdürülebilir bir ekonomik program ortaya koymak zorundayız.”
ADALET VE LİYAKAT ESAS OLMALI
Devlet yönetiminde liyakat ve hukuk anlayışının vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Beran, vatandaşların kimlikleri veya siyasi tercihleri üzerinden ayrıştırılmaması gerektiğini ifade etti.
“Bizim savunduğumuz Türkiye, vatandaşın kim olduğuna değil neye ihtiyaç duyduğuna bakan Türkiye’dir. İnsanlarımızı kökenine, inancına veya yaşam biçimine göre ayırmadan Cumhuriyetin eşit yurttaşları olarak kucaklamak zorundayız. Devletin temelinde adalet, yönetimin temelinde liyakat, ekonominin temelinde üretim ve siyasetin temelinde millet olmalıdır.”
MESELEMİZ TÜRKİYE’NİN GELECEĞİDİR
Siyasetin kavga üretme değil, milletin sorunlarına çözüm bulma makamı olduğunu belirten Beran, sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye’nin kaynakları vardır, yetişmiş insan gücü vardır, üretme kabiliyeti vardır. Gençlerimiz, çiftçimiz, esnafımız ve sanayicimiz vardır. Eksik olan bu büyük potansiyeli ortak akıl, planlama ve kararlılıkla harekete geçirmektir.
Cumhuriyetimizin kazanımlarına sahip çıkarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün akıl ve bilim yolundan ayrılmadan güçlü devlet ve güçlü toplum için mücadelemizi sürdüreceğiz.
Bizim meselemiz makam değildir. Bizim meselemiz geçinebilen vatandaş, üreten ekonomi, geleceğe umutla bakan gençlik ve yeniden güven duyulan Türkiye’dir. Türkiye’nin geleceği için doğruları söylemekten ve çözüm üretmekten vazgeçmeyeceğiz.”