|
Tweet |
MEKTUPLAR SADECE HABER DEĞİL DUYGU DA TAŞIYORDU
Teknolojinin iletişim alışkanlıklarını büyük ölçüde değiştirdiğini ifade eden Yusuf Karakuş, geçmişte insanların uzaktaki yakınlarına duygu ve düşüncelerini özenle seçilmiş kelimelerle aktardığını belirtti. Bir mektubun yıllar sonra yeniden okunduğunda yazıldığı günün heyecanını, özlemini ve sevincini hatırlatabildiğini kaydeden Karakuş, bunun Türkçenin insan hafızasıyla kurduğu güçlü ilişkinin güzel örneklerinden biri olduğunu vurguladı.
“HIZLI YAZIŞIYORUZ AMA KELİMELERİMİZİN DUYGUSUNU KAYBETMEMELİYİZ”
Dijital iletişimin sağladığı kolaylıkların yanında anlatım özeninin korunması gerektiğini belirten Karakuş, “Bugün saniyeler içerisinde dünyanın öbür ucuna mesaj gönderebiliyoruz. Ancak iletişim hızlandıkça kelimelerimizin değerini azaltmamalıyız. Bir insana teşekkür ederken, özlemimizi anlatırken veya sevincimizi paylaşırken Türkçenin bize sunduğu zengin ifadelerden yararlanmalıyız. Çünkü bazı cümleler yalnızca okunmaz, yıllarca hatırlanır.” ifadelerini kullandı.
KARAKUŞ: “GELECEĞE DUYGUSU OLAN CÜMLELER BIRAKALIM”
Gençlerin teknolojiyi kullanırken yazılı anlatım becerilerini de geliştirmesinin önem taşıdığını ifade eden Yusuf Karakuş, “Belki artık eskisi kadar mektup ve kartpostal yazmıyoruz ancak insanın kendisini özenli bir Türkçeyle ifade etme ihtiyacı değişmedi. Çocuklarımız ve gençlerimiz kısa mesajların ötesine geçerek duygularını, düşüncelerini ve hatıralarını güçlü cümlelerle anlatabilmeli. Geleceğe yalnızca mesajlar değil, yeniden okunduğunda anlamını ve duygusunu koruyan güzel cümleler bırakmalıyız. Bu düşüncelerle 26 Eylül Türk Dil Bayramı’nı kutluyorum.” ifadelerini kullandı.