|
Tweet |
ADALET HERKES İÇİN AYNI OLMALI
Hukukun karşısında herkesin eşit olması gerektiğini vurgulayan Özkan, vatandaşların devlet kurumlarıyla ilişkilerinde ayrımcılık veya ayrıcalık endişesi yaşamaması gerektiğini ifade etti.
Özkan şunları söyledi:
“Adalet sadece mahkeme salonlarında aradığımız bir kavram değildir. İşe alımda, kamu hizmetinde, eğitimde, sosyal yardımlarda ve vatandaşın devletle karşılaştığı her noktada adalet duygusu vardır. İnsanımız ‘Hakkım yenmez, bana adil davranılır’ diyebilmelidir.”
LİYAKAT ADALET DUYGUSUNU GÜÇLENDİRİR
Özkan, kamu yönetiminde liyakat ve fırsat eşitliğinin toplumsal güven açısından önemli olduğunu belirterek, özellikle gençlerin emeklerinin karşılığını alabileceklerine inanması gerektiğini söyledi.
“Bir genç yıllarca okuyup kendisini geliştiriyorsa karşısına çıktığı sınavda veya iş başvurusunda tek ölçünün yeteneği ve başarısı olduğunu bilmelidir. İnsanların bağlantılarla değil, bilgi ve emekleriyle ilerleyebildiği bir düzen adalet duygusunu güçlendirir.”
KURUMLARA GÜVEN KORUNMALI
Adaletin güçlü olduğu bir ülkede vatandaş ile devlet arasındaki bağın da güçleneceğini belirten Özkan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Toplumda güveni sadece sözlerle oluşturamayız. Vatandaşımız kararların adil alındığını, kuralların herkese eşit uygulandığını ve hakkını aradığında karşılık bulacağını görmelidir.
Siyasi görüşümüz, yaşam biçimimiz veya ekonomik durumumuz farklı olabilir. Ancak hepimizin ortak ihtiyacı adalettir.
Türkiye’de hiç kimsenin kendisini ayrıcalıklı, hiç kimsenin de sahipsiz hissetmediği bir düzeni güçlendirmeliyiz. Çünkü adalet yalnızca hukuk sisteminin değil, toplumsal huzurun da temelidir. Adalet duygusu güçlenmeden toplumsal güven güçlenemez.”