Bugun...



Cihat Çetinkaya: Yüksek Faiz Üretimi ve Yatırımı Zorluyor - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

Yeminli Mali Müşavir Cihat Çetinkaya, Türkiye ekonomisinde bankacılık ve finansman sektörünün rolü, Merkez Bankası’nın faiz politikası ve zorunlu karşılık uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Finansman maliyetlerinin üretim, yatırım ve istihdam üzerindeki etkilerine dikkat çeken Çetinkaya, para politikasının yalnızca enflasyonla mücadele açısından değil, reel sektörün finansmana erişimi bakımından da ele alınması gerektiğini vurguladı.

facebook-paylas
Tarih: 28-10-2026 12:15

Cihat Çetinkaya: Yüksek Faiz Üretimi ve Yatırımı Zorluyor - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

FAİZ POLİTİKASI REEL SEKTÖRÜ ETKİLİYOR

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 22 Ekim 2026 tarihli kararıyla politika faizinin yüzde 37’den yüzde 36’ya indirildiğini hatırlatan Çetinkaya, faiz oranlarının işletmelerin yatırım ve üretim kararlarında belirleyici olduğunu ifade etti.

Yüksek faiz ortamının işletmelerin kredi maliyetlerini artırarak yeni yatırımları ertelemelerine, mevcut borçlarını daha yüksek maliyetlerle çevirmelerine ve işletme sermayesi ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmalarına neden olabileceğine dikkat çeken Çetinkaya, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin bu süreçten etkilenebileceğini belirtti.

Çetinkaya, ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği açısından finansman maliyetlerinin önemine işaret ederek, “Üretim yapan, istihdam sağlayan ve ekonomiye katma değer kazandıran işletmelerin finansmana erişimi kolaylaştırılmalıdır. Yüksek faizler, yatırım kararlarının ertelenmesine ve işletmelerin kaynaklarını üretim yerine finansman giderlerine ayırmasına yol açabilir” değerlendirmesinde bulundu.

BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN SORUMLULUĞU

Bankacılık sektörünün yalnızca mevduat toplayan ve kredi kullandıran bir yapı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Çetinkaya, finans kuruluşlarının reel ekonominin ihtiyaçlarını gözeten bir kredi politikası izlemesinin önemini vurguladı.

Bankaların kredi tahsisinde mali disiplin ve risk yönetimini korurken üretim, ihracat, teknoloji yatırımları ve istihdam sağlayan işletmelerin finansman ihtiyaçlarını da dikkate alması gerektiğini ifade eden Çetinkaya, kredi maliyetlerinin öngörülebilir olmasının işletmeler açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.

Finansmana erişimin zorlaşmasının yalnızca şirket bilançolarını değil, yatırım iştahını, istihdamı ve ekonomik hareketliliği de etkileyebileceğini belirten Çetinkaya, bankacılık sektörü ile reel ekonomi arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

ZORUNLU KARŞILIKLAR YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ

Merkez Bankası’nın para politikası araçlarından biri olan zorunlu karşılıkların bankaların kredi verme kapasitesi ve fonlama maliyetleri açısından önem taşıdığını belirten Çetinkaya, bu uygulamaların ekonomik koşullarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Zorunlu karşılıkların bankaların topladıkları belirli yükümlülükler karşılığında Merkez Bankası nezdinde tutmak zorunda oldukları kaynakları ifade ettiğini hatırlatan Çetinkaya, oranların ve uygulama koşullarının bankaların likidite yönetimi ile kredi politikaları üzerinde etkili olabileceğine dikkat çekti.

Çetinkaya, “Para politikası araçları değerlendirilirken bankacılık sisteminin istikrarı kadar reel sektörün finansman ihtiyacı da göz önünde bulundurulmalıdır. Üretim ve yatırımın desteklenmesi için zorunlu karşılık uygulamaları, kredi koşulları ve finansman maliyetleri bir bütün olarak ele alınmalıdır” ifadelerini kullandı.

ENFLASYONLA MÜCADELEDE DENGE ÖNEMLİ

Enflasyonla mücadelenin ekonomik istikrar açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Çetinkaya, bu süreçte uygulanan politikaların üretim, yatırım ve istihdam üzerindeki sonuçlarının da yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti.

Yüksek faizlerin talebi sınırlayarak enflasyonla mücadeleye katkı sağlayabileceğini, ancak uzun süre yüksek finansman maliyetleriyle karşı karşıya kalan işletmelerin yatırım kapasitelerinin zayıflayabileceğini ifade eden Çetinkaya, para politikasının ekonomik faaliyet üzerindeki etkilerinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Çetinkaya, fiyat istikrarı hedefiyle üretim kapasitesinin korunması arasında sağlıklı bir denge kurulmasının önemini vurgulayarak, bankacılık sektörünün reel sektörle iş birliği içinde hareket etmesinin ve finansman kanallarının etkin kullanılmasının ekonomik sürdürülebilirliğe katkı sağlayacağını ifade etti.




Kaynak: 22haber.com.tr

Bu haber 5634 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI YUKARI