Bugun...



Başkan Demirhan: Tarihi Sokaklarda Görüntüyü Değil Kimliği Korumalıyız - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

Midyat Halk Meclisi Derneği Başkanı Bünyamin Demirhan, ilçenin tarihi dokusunun korunmasının yalnızca taş cephelerin restore edilmesinden ibaret olmadığını belirterek; geleneksel mimari, sokak kültürü, telkâri ustalığı, yerel esnaf, çok kültürlü yaşam ve mahalle hafızasının birlikte korunması gerektiğini söyledi.

facebook-paylas
Tarih: 28-09-2026 18:30

Başkan Demirhan: Tarihi Sokaklarda Görüntüyü Değil Kimliği Korumalıyız - GÜNDEM - İnternetin Ajansı


Midyat’ın turizmde yükselmesinin önemli bir fırsat olduğunu ancak tarihi kentlerin yalnızca ziyaretçilerin fotoğraf çektiği dekorlara dönüşmemesi gerektiğini vurgulayan Demirhan, “Bir sokağın taşını koruyup o sokağın ustasını, esnafını, komşuluk kültürünü ve hafızasını kaybedersek geriye güzel bir görüntü kalır ama yaşayan Midyat kalmaz. Tarihi sokaklarda görüntüyü değil kimliği korumalıyız.” dedi.

TARİHİ BİNA SADECE CEPHEDEN İBARET DEĞİLDİR

Tarihi yapılarda gerçekleştirilecek restorasyonların özgün mimari özelliklere uygun yürütülmesinin önemine dikkat çeken Demirhan, geleneksel yapı malzemeleri ve işçilik bilgisinin de korunması gerektiğini söyledi.

Demirhan şunları söyledi: “Taşı temizlemek, cepheyi düzeltmek veya binayı turistik işletmeye dönüştürmek tek başına koruma değildir. O yapının taşı nasıl işlendi, kapısı nasıl yapıldı, avlusu neden o biçimde tasarlandı? Bunların her biri Midyat’ın mimari hafızasıdır. Restorasyon yaparken binayı yenilememeli, tarihini yaşatmalıyız.”

HER ESKİ YAPI OTEL VE KAFEYE DÖNÜŞMEMELİ

Turizm yatırımlarının tarihi yapıların korunmasına ekonomik kaynak sağlayabileceğini ancak tarihi bölgelerin kullanım çeşitliliğinin kaybolmaması gerektiğini belirten Demirhan, konutların ve geleneksel işletmelerin de tarihi merkezde yaşamaya devam etmesinin önemli olduğunu söyledi.

Demirhan, “Turizm elbette olacak, otelimiz de kafemiz de restoranımız da olacak. Fakat bir gün aynı sokağın bütün kapılarında yalnızca turistik işletmeler görmeye başlarsak o sokağın gündelik yaşamını kaybetmiş oluruz. Tarihi kent müze değildir; insanıyla yaşayan bir organizmadır.” dedi.

MİDYAT TAŞINI İŞLEYEN USTA DA KORUNMALI

Tarihi yapıların geleceği açısından geleneksel taş işçiliğini bilen ustaların önemine dikkat çeken Demirhan, mesleğin genç kuşaklara aktarılmasını sağlayacak eğitim ve çıraklık modellerinin desteklenmesini istedi.

Demirhan, “Binayı korumak istiyoruz ama yarın o binayı onaracak ustayı yetiştirmezsek ne yapacağız? Midyat taşını tanıyan, geleneksel tekniği bilen ustalarımızın bilgisi de kültürel mirastır. Taşı korurken ustayı kaybedemeyiz.” ifadelerini kullandı.

TELKÂRİ VİTRİNDE DEĞİL ATÖLYEDE YAŞAR

Midyat’ın simgelerinden telkârinin yalnızca hediyelik eşya olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Demirhan, üretim kültürünün ve usta-çırak ilişkisinin yaşatılmasının önem taşıdığını söyledi.

Demirhan, “Turist vitrindeki telkâriyi görüyor ama o ürünün arkasında yılların ustalığı var. Atölyelerimizi yaşatamazsak bir süre sonra elimizde ürün kalabilir ama üretim kültürümüz kalmaz. Midyat’ın değerini seri üretim değil, ustasının eli ve hikâyesi oluşturuyor.” dedi.

TABELA KİRLİLİĞİ TARİHİ DOKUYU GÖLGELEMEMELİ

Tarihi sokaklardaki işletme tabelaları, klima dış üniteleri, kablolar, gelişigüzel tenteler ve benzeri görsel unsurların ortak bir kent estetiği anlayışıyla düzenlenmesini isteyen Demirhan, bunun yasakçı değil koruyucu bir yaklaşımla yapılabileceğini ifade etti.

Demirhan, “Yüzlerce yıllık taş yapının önüne baktığınızda ilk gördüğünüz şey dev bir tabela veya kablo yığını olmamalıdır. Esnafımızın görünürlüğünü koruyarak tarihi dokuyla uyumlu standartlar oluşturabiliriz. Midyat’ın tarihi siluetini birlikte korumalıyız.” dedi.

FOTOĞRAF ÇEKİLEN EVİN İÇİNDE BİR AİLE YAŞIYOR

Turizm yoğunluğuyla birlikte tarihi mahallelerde yaşayan insanların özel hayatına saygının da gündeme alınması gerektiğini belirten Demirhan, ziyaretçilere yönelik kültürel farkındalığın artırılmasını istedi.

Demirhan, “Turist açısından güzel bir taş kapı fotoğraf noktası olabilir ama o kapının arkasında bir ailenin evi bulunabilir. Pencereden görüntü almak, izinsiz avluya girmek veya insanları habersiz görüntülemek doğru değildir. Tarihi kenti ziyaret etmek, orada yaşayan insanların mahremiyetine saygı göstermeyi de gerektirir.” dedi.

TURİZM KİRAYI YÜKSELTİP MİDYATLIYI TARİHİ MERKEZDEN ÇIKARMAMALI

Turizm değerinin yükselmesiyle tarihi bölgelerde oluşabilecek ekonomik dönüşümün de takip edilmesi gerektiğini belirten Demirhan, yerleşik nüfusun bölgeden uzaklaşmasına yol açabilecek gelişmelerin izlenmesini istedi.

Demirhan, “Bir mahalle turizm açısından değer kazandığında gayrimenkul ve kira baskısı oluşabilir. Eğer orada yıllardır yaşayan aileler ve küçük esnaf ekonomik nedenlerle bölgeden ayrılmaya başlarsa tarihi merkezin toplumsal dokusu değişir. Turizm Midyatlıyı kendi tarihinden uzaklaştırmamalıdır.” dedi.

SOKAK İSİMLERİ BİLE KENTİN HAFIZASIDIR

Midyat’ın mahalle, sokak, yapı ve eski yer adlarının kent belleğinin parçası olduğunu belirten Demirhan, yaşlı kuşakların anlatılarının kayıt altına alınmasını önerdi.

Demirhan, “Bugün yaşlılarımızın bildiği ama gençlerimizin bilmediği yüzlerce hikâye var. Bu evde kim yaşamış, bu sokak eskiden ne diye anılırmış, hangi zanaat burada yapılırmış? Bunları kaydetmezsek bir kuşak sonra geri getiremeyiz.” dedi.

“MİDYAT HAFIZA HARİTASI” OLUŞTURALIM

Demirhan, ilçenin somut ve somut olmayan kültürel mirasını aynı dijital platformda buluşturacak bir “Midyat Hafıza Haritası” hazırlanmasını önerdi.

Tarihi evler, ibadethaneler, hanlar, eski dükkânlar, zanaat atölyeleri ve önemli sokakların harita üzerinde işaretlenebileceğini belirten Demirhan, her noktaya geçmiş fotoğraflar, sözlü tarih kayıtları ve yerel hikâyelerin eklenebileceğini söyledi.

Demirhan, “Telefonunuzu açıp bulunduğunuz sokağın 50 veya 100 yıl önceki hikâyesini dinlediğinizi düşünün. Bu hem gençlerimiz için kent hafızası olur hem turist için Midyat’ı fotoğraf fonundan çıkarıp gerçek bir kültür deneyimine dönüştürür.” dedi.

RESTORASYONLAR İÇİN “ÖNCESİ-SONRASI” ARŞİVİ TUTULSUN

Tarihi yapılarda gerçekleştirilen restorasyon ve müdahalelerin kamuya açık bir envanter içerisinde belgelenmesini öneren Demirhan, böylelikle Midyat’ın mimari dönüşümünün gelecek kuşaklar tarafından da izlenebileceğini söyledi.

Demirhan, “Bir yapıya müdahale edildiğinde öncesinin fotoğrafı, hangi malzemenin kullanıldığı ve hangi özgün unsurların korunduğu kayıt altına alınsın. On yıl sonra dönüp baktığımızda Midyat’ı koruduk mu, yoksa farkında olmadan değiştirdik mi görebilelim.” dedi.

TARİHİ MERKEZİN “YAŞAYAN ESNAF ENVANTERİ” ÇIKARILSIN

Demirhan, tarihi bölgelerde faaliyet gösteren geleneksel zanaatkâr ve küçük işletmelerin de kayıt altına alınmasını önererek, yıllar içerisindeki değişimin izlenmesi gerektiğini belirtti.

Demirhan, “Bugün kaç telkâri ustamız var? Kaç taş ustamız kaldı? Geleneksel ürün satan kaç küçük esnafımız faaliyet gösteriyor? Beş yıl sonra bu sayı artmış mı azalmış mı? Binaların envanterini çıkarıyoruz; o binalara hayat veren insanların da envanterini çıkarmalıyız.” dedi.

GENÇLER “MİDYAT HAFIZA GÖNÜLLÜSÜ” OLSUN

Midyatlı gençlerin kültürel mirasın belgelenmesine doğrudan katılabileceğini belirten Demirhan, lise ve üniversite öğrencilerinin yaşlılarla görüşerek sözlü tarih kayıtları oluşturabileceği gönüllülük programı önerdi.

Demirhan, “Gençlerimiz telefonlarıyla büyüklerinden Midyat’ın eski hikâyelerini kaydetsin. Eski fotoğrafları dijitalleştirsin, ustalarımızın çalışmalarını belgesin. Bir genç bir yaşlının hikâyesini kaydettiğinde yalnızca video çekmiş olmaz; iki kuşak arasında kültür köprüsü kurar.” dedi.

DEMİRHAN: MİDYAT’I KORUMAK TAŞI DEĞİL HAFIZAYI GELECEĞE TAŞIMAKTIR

Turizm ile kültürel mirasın korunmasının birbirine rakip olmadığını, doğru planlama halinde birbirini güçlendirebileceğini belirten Demirhan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Midyat’ı dünyaya açalım, milyonlar gelsin, esnafımız kazansın ve kentimizin değeri büyüsün. Ama ziyaretçiye göstereceğimiz Midyat yalnızca güzel restore edilmiş taş cephelerden oluşmasın. O taşın ustası, telkârinin emeği, sokaktaki komşuluk, evlerdeki yaşam, farklı kültürlerin bıraktığı izler ve insanların hatıraları da yaşamaya devam etsin. Bir kentin tarihi yalnızca duvarlarında değil, insanlarının hafızasında yaşar. Görüntüyü koruyup kimliği kaybedersek restorasyon yapmış oluruz ama mirası korumuş olmayız. Tarihi sokaklarda görüntüyü değil, Midyat’ın kimliğini korumalıyız.”




Kaynak: 22haber.com.tr

Bu haber 5635 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI YUKARI