beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü
Bugun...



Ali Karakurt: Bir bina yapılırken ilk hesap metrekaresi değil, insan hayatı olmalıdır - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

Anayol Partisi Genel Başkanı Ali Karakurt, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, mimarlık eğitimi almış bir siyasetçi olarak Türkiye’nin yapılaşma anlayışını sorguladı.

facebook-paylas
Tarih: 15-08-2026 12:40

Ali Karakurt: Bir bina yapılırken ilk hesap metrekaresi değil, insan hayatı olmalıdır - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

Deprem güvenliğinin yalnızca afet yönetiminin değil, mimarlık, mühendislik ve şehir planlamasının da temel meselesi olduğunu belirten Karakurt, “Bir yapı daha kâğıt üzerindeyken insan hayatını koruyacak şekilde tasarlanmalıdır. Bir bina yapılırken ilk hesap metrekaresi, manzarası veya ekonomik değeri değil, içinde yaşayacak insanın can güvenliği olmalıdır” dedi.

“MİMARLIK YALNIZCA BİNA ÇİZMEK DEĞİL, İNSANA KARŞI SORUMLULUKTUR”

17 Ağustos’un şehirlerin nasıl inşa edildiği konusunda Türkiye’ye çok ağır bir ders verdiğini ifade eden Karakurt, yapı güvenliğinin proje aşamasından başlayarak bütün süreç boyunca korunması gerektiğini söyledi.
Karakurt şunları söyledi:
“Ben mimarlık eğitimi almış bir insan olarak meseleye yalnızca siyasi açıdan bakmıyorum. Bir yapının temelinden çatısına kadar verilen her teknik kararın sonunda insan hayatına dokunduğunu biliyorum. Mimarın çizdiği proje, mühendisin yaptığı hesap, müteahhidin kullandığı malzeme ve kamunun yaptığı denetim birbirinden ayrı düşünülemez. Bu zincirin bir halkasında yapılacak ihmalin bedelini yıllar sonra masum insanlar canlarıyla ödeyebilir. İşte bu nedenle yapı güvenliği vicdani bir sorumluluktur.”

“17 AĞUSTOS BİZE ŞEHRİ DEĞİL, ZİHNİYETİ DÖNÜŞTÜRMEMİZ GEREKTİĞİNİ GÖSTERDİ”

Kentsel dönüşümün yalnızca eski binaların yıkılıp yerlerine yenilerinin yapılması şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Karakurt, zeminden nüfus yoğunluğuna, ulaşım koridorlarından toplanma alanlarına kadar şehrin bütününün planlanması gerektiğini vurguladı.
“Bir binayı yenileyip çevresindeki bütün riskleri olduğu gibi bırakırsanız buna gerçek anlamda dönüşüm diyemezsiniz. Deprem dirençli kent; sağlam bina kadar doğru zemin, ulaşılabilir toplanma alanı, açık afet yolları, kesintisiz haberleşme ve çalışabilir altyapı demektir. Şehirlerimizi yalnızca bugünün nüfusuna göre değil, gelecek nesilleri düşünerek planlamalıyız.”

“İKLİM DEĞİŞİYOR, AFETLER ÇEŞİTLENİYOR; ŞEHİRLERİMİZ DİRENÇLİ OLMALI”

Anadolu İklim Kuşağı Platformu’nda da yöneticilik yapan Karakurt, Türkiye’nin şehir güvenliğini yalnızca deprem üzerinden değil, bütün afet risklerini dikkate alan bir anlayışla ele alması gerektiğini ifade etti.
“Bugün depremi konuşuyoruz ama şehirlerimiz aynı zamanda sel, heyelan, yangın, aşırı sıcaklık ve farklı doğal afet riskleriyle karşı karşıya. Yeni şehircilik anlayışımız bütün bu riskleri birlikte değerlendirmek zorundadır. Bir kenti dirençli hale getirmek, yalnızca bugünü kurtarmak değil gelecek kuşaklara karşı görevimizi yerine getirmektir.”

“ÖZAL’IN KALKINMA VİZYONU BUGÜN GÜVENLİ ŞEHİRLERLE DEVAM ETMELİ”

Anayol Partisi’nin Turgut Özal’ın siyasi mirasını ve kalkınma vizyonunu kendisine referans aldığına dikkat çeken Karakurt, kalkınmanın yalnızca ekonomik büyüklüklerle ölçülemeyeceğini belirtti.
“Kalkınmış Türkiye demek yalnızca daha fazla yol, daha fazla bina veya daha büyük ekonomik rakamlar demek değildir. Kalkınmış Türkiye, vatandaşının güvenle yaşadığı Türkiye’dir. Teknolojiyi, mühendisliği ve bilimi insanımızın hayatını korumak için kullanabiliyorsak gerçek kalkınmadan söz edebiliriz.”

“27 YIL SONRA PROJELERİ DEĞİL, VİCDANIMIZI DA DENETLEMELİYİZ”

Karakurt, 17 Ağustos 1999’da hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anarak, yapı güvenliğinde görev alan bütün kesimlere sorumluluk çağrısında bulundu.
Karakurt sözlerini şöyle tamamladı:
“17 Ağustos’un üzerinden 27 yıl geçti. Bugün kaybettiğimiz insanlarımızı rahmetle anarken kendimize çok basit bir soru sormalıyız: Aynı büyüklükte bir deprem bu gece yaşansa şehirlerimiz ne kadar hazır? Bir mimar projesine imza atarken, bir mühendis hesabını yaparken, bir müteahhit malzemesini seçerken, bir belediye ruhsat verirken ve bir kamu görevlisi denetim yaparken önündeki kâğıdın arkasında insanların hayatı olduğunu unutmamalıdır. Deprem bize bir kez daha gösterdi ki sağlam şehirler önce sağlam bir sorumluluk anlayışıyla kurulur. Anayol Partisi olarak bilimin, mühendisliğin, liyakatin ve denetimin hiçbir ekonomik veya siyasi hesabın gerisinde bırakılmaması gerektiğine inanıyoruz. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde kaybettiğimiz bütün vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum. Onların hatırasına karşı en büyük borcumuz, çocuklarımıza korkuyla değil güvenle uyuyabilecekleri şehirler bırakmaktır.”




Kaynak: 22haber.com.tr

Bu haber 5628 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI YUKARI